Anket

Öğretmen Eğitiminde
Müfredatlarda
Öğretmenin Özlük Haklarında
Eğitim Politikasında
Ekonomide
Diğer




Toplam Oylama: 79
Sonuçları Göster
Pencereyi Kapat

Makaleler

12-01-2018

Türk Eğitim Sisteminde Yol Arayışları -1 Müzakere Raporu

  Eğitim siteminin sık sık değişmesine bağ…
01-11-2016

Comparing Higher Educational Students Levels On Educational Stress Management

Today, stress is at the base of our lives. It plays an active role in many different area…
24-04-2016

The Comparison of the Children Metaphors of Female Students in Preschool Teaching and Various Branches

This research aims at scrutinizing the metaphors of teacher candidates and students in various …
Tüm Makaleler


Öğretmen Toplumsal Değerdir

Printer
Burcu Yalçın - Öğretmen Toplumsal Değerdir
Bu bilgiyi anne baba öğretir

Genç öğretmenlerim SİZLERDEN ÖZÜR DİLERİM. Medyada öğretmeniyle dalga geçen öğrencilerin videoları dolaşıyor. Bu olaylar yaşandığı ve yaşanıyor olduğu için özür dilerim. BİZ bu çocukların ana-babalarına zamanında adam gibi eğitim verseydik, bugün bu çocuklar öğretmenlerimize bunu yapmazlardı. Değerlerden yoksun bir toplumsal yaşam felsefesi kabul ettirilmeseydi, Medyadan, reklamdan, sosyal paylaşımlardan bencillik, nemelazımcılık ve hedonik tercihler alkışlanmasaydı, bu konuda sosyologlarımız ve psikologlarımız önlem alsalardı, ya da aldırılsaydı, "Eğitimde Bireyselcilik" diye diye abartıyla toplum ve birliktelik bir kenara bırakılmasaydı, halk da bu hale gelmezdi. Öğretmen bir değerdir. Bu bilgiyi anne baba ailede öğretir. Bebeklikten beri öğretir. Tabi anne baba bu bilgiye inanıyorsa. 


Aksi halde bu tür sonuçlar daha çok yaşanır.

İşte o elim ve vahim video: 

 
Bu olayları doğuran Sebepler neler miydi? İşte aklıma takılanlar: 
- Kadını iş (büro-fabrika) hayatına yönelttik, çocuğa zamanı kalmadı
- Ekonomi sarsıldı, baba birden çok iş yaptı çocuğa vakit kalmadı
- Herkesin biricik olduğu felsefi görüşü bir yaşam felsefesi haline getirildi, büyük aile dağıldı, başta büyük kardeş, sonra amca, dayı, teyze, hala, babanne birlikte yaşayamadı/yaşamadı, çocuklara kimse zaman ayırmadı.
- Anne-babaların çocuklarla zaman geçirme eğitimi olmadığı için çocuklar tek çareyi sokakta, facebookta, twitterde, youtube vb yerlerde buldu.
- Çocuklar bir şeyi beğenmezlerse bir de ihbar hattı kuruldu
- Cep telefonu mobil ve teknolojiyle donatılınca, zaten yerinde durmayan bu çocuklar daha hareketli hale geldi, en basit hareketler bile eğlence ve keyif verici algılandı
- okul sadece sınavlarla bir yerlere girmek ve hayatını kurtarmak amacına yöneldi
- Aileler kendi çektikleri sıkıntıları çocukları da çekmesin diye, gerçek yaşamın hiçbir yönünü yansıtmadı, ne istediyse aldı, verdi, hatta o istemden hazır etti. Maaşı 1.500 TL olan bir babanın kendisinin, eşi, kızı ve oğlunun da (eğer çocuk sayısı sadece bu kadarsa) en az 1500'er TL lik cep telefonları oldu. Şımarık ve sadece kendi ihtiyacına odaklanan bir yaşam biçimi benimsendi.
Daha ne yazalım, o kadar çok sebep var ki. Bu çocukların başka türlü olmasını beklemek saflık olurdu. Bu durumun bu hale geleceğini tam 10 yıldır anlatıyoruz. Anne ve babalardan özür dilerim. Geliştirilen eğitim programlarının bizim toplumsal yaşam biçimimize, insan değerlerine, etik kurallara uygun olması gerekir. Biz bir motor parçası üretmiyoruz. Göğsünde duygu yüklü bir insan var karşımızda. Bu konu basit bir etki-tepki yasasıyla açıklanamaz. Meselenin bilinçaltına, nöropsikolojisine ve kültürel tarihselliğine inmek gerekir. 

Neden mi uzun yazdım. Çünkü ÇOK ÜZÜLDÜM. Bu acı tüm toplumundur.   

Meselenin diğer bir tarafı da, böylesi insanlar var diye eğitimin de var olduğu. Olmasalardı öğretmene gerek de kalmayacaktı. Doğrudur, aile zaman ayıramayabilir, çocuklar hatalı yetişebilir, bireysel ve hedonik takılabilirler. Biz eğitimciler de bunları sosyo-psikologlarla bir araya gelip önleyici eğitimler vermeliydik. Öngörmeli ona göre plan ve programlarımızı ona göre geliştirmeliydik. Bu mesele yaptım ettimle olacak, çocukların eline tabletler vererek, tahtaları akıllandırarak da olacak bir şey de değil. 

Programlar yapılırken daha insancıl, kültürel alt yapısı olan, tarihsel dinamikler ve insani değerlerle donanık geliştirilirse, daha isabetli sonuçlar alınabilir. Sorun çıkmaz mı, çıkar yine de ama ülkemizin dört bir köşesine yayılacak kadar yaygın olmazlar. 


Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=MfkO3pXFfXo



Concept Creative tarafından hazırlanmıştır