Anket

Öğretmen Eğitiminde
Müfredatlarda
Öğretmenin Özlük Haklarında
Eğitim Politikasında
Ekonomide
Diğer




Toplam Oylama: 79
Sonuçları Göster
Pencereyi Kapat

Makaleler

12-01-2018

Türk Eğitim Sisteminde Yol Arayışları -1 Müzakere Raporu

  Eğitim siteminin sık sık değişmesine bağ…
01-11-2016

Comparing Higher Educational Students Levels On Educational Stress Management

Today, stress is at the base of our lives. It plays an active role in many different area…
24-04-2016

The Comparison of the Children Metaphors of Female Students in Preschool Teaching and Various Branches

This research aims at scrutinizing the metaphors of teacher candidates and students in various …
Tüm Makaleler


Okullarda Son Durum

Printer
Burcu Yalçın - Okullarda Son Durum
Herkes beklemede; "ya bir değişiklik olursa"

Okulları Staj gözlemleri vesilesiyle geziyoruz. Bu mecburi işimizi yaparken, bir yandan da okullarda ne olup bitiyor gözlemliyoruz. Hani fena da olmuyor. Müdür, öğretmen, öğrenci derken okulu topyeküm bir de biz gözlemliyoruz.


Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu 4+4+4 sitemi okulları teyakkuza itmiş durumda. Okul tüm bileşenleriyle yeni değişikliğin kendilerine ne getirip ne götüreceği konusunda öngörülerde bulunmak istiyor. Hele bir de bizim gibi akademisyenleri yakalayınca standart soru canlanıveriyor: "sahi hocam, iyi mi oldu bu 4+4+4?" E,biz de fena oldu, kahrolası nereden de çıktı demiyoruz. Eğitimde yeni yaklaşımların öğretime canlılık getireceği muhakkak. Tek sıkıntı, eskiye alışanların bu alışkanlıklarını terk etmek istememeleri ya da bu sürece direniyorlar olmaları...

İkinci bir kalem, öğrencilerin boşvermişliklerine rağmen öğretmenlerimizin büyük bir özveriyle işlerine devam etmeleri. Öğretmenler odasında hangisiyle "hocam nasıl gidiyor öğretim?" temelinde konuşsak, "hocam adam olmaz bu çocuklar" sonucu kendiliğinden çıkıyor. Üzülüyoruz, "hocam iyi olur inşallah" deyip cesaretlendiresimiz geliyor içimizden ama problemin büyüklüğü inandırıcılığımızı zayıflatıyor. Yine de işimizin başında olduğumuzu hatırlatıyor, daha iyi öğretmenler yetiştireceğimizi ve bu sorunlarla mücadele edebilme özelliklerini kuvvetlendirmemiz gerektiğini vurguluyoruz.

Öğrencilerle de görüşmedik değil tabiki. Bir lisede 9.sınıfta dinlediğim ders başımı döndürdü. Öğrenciler sınıflarına girdiğimi umursamadılar. Çok ama çok üzüldüm. Birbirlerine bakıyor, gülüşüyor, uyuma numarası çekiyorlar. Öğretmen adayı kendini dinletmeye, çocukları motive etmek için kullandığı "çocuklar bu konu çok önemli, dinleyin lütfen" cümlelerin kulaklarının yanına bile uğramadığını görüyorum. Çünkü bir tın bile yok. Aynı yaramazlıklar, ders dışı başkaca işlerle meşgulüyetlikler, "hocam diğer dersin ödevini yetiştirmem gerek" savunmaları, "hocam dişim ağrıyor, hocam uykusuzum, hocam spor için birazdan çıkmam lazım" çıkışları diğer okullarda da gördüğüm bozukluklar.

Düzelir mi? öğretmen olduğum için umudumu yütürmemem gerek. Cevabım: Evet.
Sadece tespit ettiğim birşey var. Öğretmenler görevlendirilecekleri okullara göre ve çalışacakları illere göre yeniden formatlanmalı. Geçenlerde İstanbul'da Öğretmen olmak konulu çalıştaya konuşmacı olarak çağrılmıştım. Dile getirdiğim "şehir öğretmeni" kavramı takdir gördü. Hele bu şehir İstanbul'sa, o zaman büyük şehir öğretmenliği farklı yeterliliklerle yetiştirilmeli. Hani bir zamanlar toplumsal kalkınmanın motoru olacakları düşüncesiyle yetiştirdiğimiz "köy öğretmenleri"ne benziyor.

İstanbul zaten bir okul gibi. Öğrencisi her kesimden, her seviyeden, her milletten. Zengini, fakiri, aydını, cahili hepsi bir arada. Öğretmen karma bir sınıfın öğretmeni gibi olmalı vesselam. Sınıfın kapısında beliren bir öğrencinin alkolik olabileceği, yapıştırıcı kokluyor olabileceği, baba tacizine uğruyor olabileceği ya da cebinde ufak birçakı taşıyor olabileceğini biliyor olmak ve ona göre hazırlıklı davranabilmek önemli bir yeterlilik.

  



Concept Creative tarafından hazırlanmıştır